Es Geçilmemesi Gereken Influencer Marketing Trendleri

07 / 02 / 2020

Influencer Marketing’in şu an bulunduğu konuma gelmesi yıllar sürdü. 

 Ancak şu an pazarlamadaki tam yeri bulunmuş durumda. Fenomen pazarlama, markalar ve ajanslar tarafından etkin bir pazarlama yöntemi olarak kanıtlanmış durumda. Chute’nin yaptığı son araştırmalara göre markaların %60’ından fazlasının Influencer Marketing stratejisi bulunmakta. Bu sayının 2017 yılında ise %75’e çıkması bekleniyor. 

 Influencer Marketing’in bu kadar yayılması ve talebin artması sonucu bir şey daha ortaya çıktı. Influencer’ların oranları yükkseldi. Instagram ünlüleri blog yazarları, YouTube yıldızları, tüm Influencer’lar fiyatları yükseltiyorlar. 

 Ancak bir çok Influencer, gelen reklamları kendi kendilerine azaltıyorlar. Yüksek takipçili Influencer’lar, projeler için yüksek bütçeler istiyor. Ancak bu fenomenlerin hedeflenen ROI’yi getirmeleri neredeyse imkansız. Belki geniş bir yayılım gösterebilirler, ancak tıklanma ve geri dönüş oranları oldukça düşük olacaktır. Ne kadar çok takipçi, o kadar iyi değildir. 

 Markalar Influencer Marketing kampanyasına başlamadan önce daha iyi araştırmalar yapmalı ve doğru Influencer’ları tespit etmelidirler. Bir Influencer Marketing ortaklığından gelecek olan ROI’yi anlamaları gerekmekte. Markalar bir Influencer’ı tanımlamada dikkatli olmalıdır. Şişirilmiş ücret ödeyip, hedeflenen ROI’den çok daha azını elde etmek, marka için zararlı olacak ve yatırım boşa gidecektir. Toplam erişim evet önemlidir ancak buradan alınan geri dönüş, erişimden çok daha önemlidir. 

 Büyük Influencer’lara, ünlülere, fenomenlere odaklanmak yerine Micro-Influencer’a odaklanabilirsiniz. Fenomenlerin kitlelerine göre çok daha tahmin edilebilir, geri dönüşü yüksek, Influencer’a güvenen ve sözünü dinleyen bir kitleye sahiptirler. Micro-Influencer’ların takipçilerinin temelini yakın çevreleri oluşturur. Kitleleri Influencer’ların tavsiyelerini dinlerler.



TOP