Pazarlama Yöneticiniz Yalan Söylüyor

14 / 12 / 2019

Ben ve muhtemelen bu yazıyı okuyan herkes, her gün basit şeyler için telaşlanıyorken, toplantılarda ortaya atılan yanlış datalar veya altı boş inanışlar karşısında hiç telaşlanmayan markaları gördükçe epey şaşırıyorum açıkçası. 

Bence şimdi hepimizin el ele tutuşup telaşlanması gereken tek şey, pazarlama yöneticilerimizin neden bizi sevmedikleri. Bizi sevmedikleri ortada çünkü bize yalan söylüyorlar.

Aşağıda sıralayacağım bu argümanların hepsinin toplantılarda söylendiğine emin olabilirsiniz. 

  • Influencerlar Çok Pahalı 

 Sanırım bu en çok söylenen yalan ama çürütmek için sadece bir kaç örneğe ihtiyacım var.

Çeşitli mecralarda video reklam maliyetlerine baktığımızda; 

Platform 1 mass medyada premium VOD sitesi ve CPV si 0,08-0,10 tl arası programatik satın almalar ile ortalaması 0,03 TL’ye kadar düşüyor. 

Platform 2 kendini YouTube ve BluTV arasında konumlandıran başka bir premium içerik sitesinin ise 0,10 – 0,15 TL. Üstelik bu rakam, multi platformlardan toplam elde ettiğiniz izlenme üzerinden bu hesaplanıyor. 

Hepimizin bildiği olduğu YouTube ortalaması ise 0,04 TL 

Peki influencerlarda durum nasıl? Son zamanlarda yayınladığımız birkaç kampanyanın rakamlarını paylaşmak istiyorum. 

Bir spor giyim markası ile yaptığımız kampanyanın CPV değeri 0,006 TL, erkek bakım kampanyası 0,01 TL, oyun kampanyası 0,01 TL, bir kozmetik markası ile 0,03 TL’ye denk geliyor. 

Yani influencer marketing dışında 1 ve 1 kuruştan daha düşük bir maliyetle monetize edebileceğiniz bir video reklam modeli yok. Hem de markanız için yaratıcı içerik üretmiş oluyorsunuz ve bu içerik sonsuza kadar yayında kalıyor. 

  • Biz zaten Influencer marketing yapıyoruz. 

 Tabii ki de hedef kitlesi Y ve Z nesli olan her marka bu modeli göz ardı edemeyip influencer marketing yapıyor. 

Ama kampanyalar pazarlama yöneticisinin tanıdığı bir sosyal medya fenomeni ya da celebrity ile yapılan bir paylaşımın ötesine gidemiyor. Aslında influencer marketing çok sayıda influencerın, belli bir zaman diliminde, düzenli olarak, kendi içeriğine uygun şekilde marka entegreli yaratıcı içerik üretmesidir. Yani kendi markasız içerik diline uygun, takipçisini rahatsız etmeyecek ve etkileyecek şekilde ürünü, kendi mecrasında süre gelen bir iletişim ile kullanmasıdır. Yani maalesef bu söylem ‘Bizim influencerımız var, babam eve gelirken yarım kilo influencer marketing aldı’ gibi bi’ yere çıkıyor. 

Sizinle en büyük müşterilerimizden Tencet’in Arena of Valor oyunu için geçen sene yaptığımız bir kampanyanın etkisini paylaşmak istiyorum. 

30 influencer ile 15 günde toplam 45 gameplay videosu yayınlandı, kullanıcı, oyunu indirmeye yönlendirildi. Ve oyun bu kampanya ile hem Google Store hem de Apple Store’da 1.sıraya yükseldi. 

Düzenli yayın ve doğru planlama ile yapılan kampanyaların başarısı ortada. 

  • Kitle iletişiminde TVC erişimi ve etkileşimi daha yüksek. TV’nin hipnoz olduğunu düşünüyorum. 

 Biliyorum, eski usül reklam alışkanlıklarımızla ilk refleksimiz tv’de en çok izlenen içeriklere yönelmek. Tabii ki de Türkiye nüfusunun %99’unun evinde televizyon varken kitle iletişimi ve bilinirlik konusunu burada tartışacak değilim. sonuçta TVC bu sektörün ‘büyük abisi’ fakat artık yeni dünyanın ürünlerini ve verilerini iyi analiz ederek markanızı dijitalde konumlandırmak zorundasınız. 

Detaylı kitle hedeflemeleri, izlenme süresi, birim maliyet, hatta video sessizde mi analiz edebildiğimiz, kullanıcının 1 yıl sonra bile harcama yapıp yapmadığını %100 doğru şekilde ölçebildiğimiz kampanyalara karşı, örneklem üzerinden çıkarılan veriler, 10.000 TL’lik bir reklamın gerçekte yaklaşık 10.000 TL değerinde satış getirip getirmediğini belirlemekte zorlandığımız ve her opsiyonda saniyesine bütçe ödediğimiz bir model var. TV reklamlarındaki en büyük sorun, şeffaflık ve performans ölçüm verilerinin eksikliği maalesef. 

Ve bir de tabii ki ‘REKLAMLAR’da kafalarımız ikinci ekranda yani telefonlarımızda ya da bilgisayarlarımızda oluyor. TV’ye karşı, %77’imizde olan akıllı telefon istatistiğine rağmen, kullanım alışkanlarımızın nasıl değiştiğini fark etmenizi istiyorum. 

Dijital pazarlama, içerik pazarlaması, influencer iletişimi hepsinin ana sonuçları; trafik üretimi, dönüşüm ve gelirdir. Kampanyanızın performansı belirli bir metrikte düşükse, sorunu açık bir şekilde teşhis edebilir, revize edebilir ve yeni sonuçları takip edebilirsiniz. 

Yani burada kendimize sormamız gereken şey, kitle iletişimi sadece hepimizin evinde var diye kullanacağımız bir platformla mı yapılmalı yoksa gerçekten tercih ederek, etkilendiğimiz insanları takip ettiğimiz, tüm ilgimizi yönlendirdiğimiz ve analiz edebildiğimiz platformla mı? Yeni nesil kuralları değiştirdi ve hayatımıza yeni mecralar, ünlüler ve sektörler soktu. Bu da bizi son söylemimize eSpor&gaming sektörüne getiriyor.  

  • Çocukların sabahtan akşama kadar oyun oynadığı bi’ sektöre bizim sponsor olmamız doğru mu? 

Bu soruyu size ben sormak istiyorum. 

2017 istatistiklerine göre; Türkiye’deki oyuncu sayısı 30M 

Oyuncuların %46’sı 21-35 yaş aralığında yani onlar ‘Çocuk’ değiller.  

PC/konsol/mobil de geçirdikleri zamanın %70’ini oyuna harcıyorlar  

Video platformlarda toplam tüketilen video içeriğin %50si oyun 

Tüm Dünya’da espor turnuvalarını toplam 385M kişi izledi. 

Ve şimdi biz de CC Media olarak, Avrupa ve Ortadoğu’nun en büyük eSpor Arena inşaatına başladık. Tek bir oyun değil, tüm oyunları tek bir çatı altında topluyoruz. Herkese hitap eden oyunların düzenli turnuva ve liglerini yaparak öncelikle Türkiye’de, sonrasında da tüm ortadoğu coğrafyasında espor kültürünü yaygınlaştırmayı ve 1 numaralı spor dalı haline getirmeyi hedefliyoruz.



TOP